Yüzlerce yıldır insanların havada kaynağı belirsiz ışık kümeleri gördüğünde bunları depremlerle ilişkilendirmiş ya da uzaylılarla 🙂 Ancak bu ışıklar deprem sırasında, depremden saatler önce hatta günler önce görüldüğü için depremle olan ilişkisi halk arasında dahada güçlenmiş ve deprem ışıkları olarak isimlendirilmiş. Halk arasında yayıldığı için ve herhangi bir bilimsel çalışmaya maruz kalmayan bu deprem ışıkları 60’lı yıllarda Japonya’da meydana gelen depremler ve bu depremlerin olduğu dönemlerde elde edilen görüntüler bilim dünyasının ilgisini çekmiş.

Yanda görülen görselde çekilen görüntüde ise meksika da gerçekleşen deprem öncesinde çekilmiş. Gelişen teknoloji ile beraber bu resimde görüldüğü gibi birçok resim ve video çekilmeye başlanmış. Bu görüntülerin sayısı arttıktan sonra bilim camiası ilk resmi çalışmasını 2014 yılında yaptı. 1600’lü yıllardan 2014 yılına kadar olan tüm depremler araştırılmış ve aralarındaki bağlantı irdelenmiş. Yapılan araştırmalar sonucunda deprem ışıklarının genellikle deprem sonrasında değilde deprem öncesinde ya da deprem sırasında oluştuğu tespit edilmiş.

Uzmanlara göre deprem ışıkları yer kabuğunda biriken ve henüz açığa çıkmayan gerilimle başlar. Bu gerilim levhaları hareket ettirmeye zorlar. Levhalar bir süre bu gerilime karşı koymaya çalışsada bir süre sonra karşı gelemez ve levhalar hareket etmeye başlar. Bu hareketlenme sonucunda ise deprem dalgaları meydana gelir. Deprem dalgalarının gücü yer kabuğunu oluşturan kayaçların sıkışmasını, ezilmesini ve kırılmasını sağlar. Kayaçlarda biriken bu enerji, kayaçları oluşturan minerallerdeki eksi yüklü oksijen atomu çiftlerinin birbirinden ayrılmasına ve serbest kalan oksijen iyonlarının kayaçtaki çatlaklardan geçerek elektrik akımı biçiminde yüzeye çıkmasına neden olur. Yüzeye çıkan çok sayıda yüklü atom bir araya gelerek hava moleküllerini iyonize eder eve ışık yayan plazma meydana getirir.

Bilim adamları bu olayı, sanki yer kabuğunun yapısında devasa bir batarya var da, deprem sırasında o devreye giriyor diye bir benzetme ile olayı açıklarlar. Ancak yer kabuğunda oluşan her gerilim nasıl kayaçlarda kırılmaya ve depreme neden olmuyorsa her depremde bu deprem ışıklarının oluşmasına yol açmıyor.

Araştırmalar %100 olarak nedeninin açıklayamasalar da ışıkların oluşma nedeni anlatıldığı gibidir. Bilimde hurafelere yer yoktur 🙂 Yakın zamanda yapılacak olan çalışmalarla olay %100 olarak açıklığa kavuşturulacaktır.

Bilimle Kalın 🙂

Bilim | Teknoloji | Mühendislik
Müslüm Güven
Malzeme Bilimi ve Mühendisliği

Bir Cevap Yazın